Batının Hoşgörüsüz ve Ötekileyici Yanı!

Doç. Dr. İsmail Akbal

Batının liberal demokrasiyi benimsemiş siyasal rejimleri çatışmacı, dikotomik bir yaklaşım sergilemektedirler. Bir taraftan özgürlük, eşitlik, insan hakları, seyahat özgürlüğü, ikamet özgürlüğü, düşünce ve düşündüklerini ifade özgürlüğü gibi evrensel ilkelerin propagandasını yaparken diğer taraftan kendi dışında olan farklılıkları reddetmek, ötekileştirmek ve aşağılamak gibi çatışmacı bir tutum sergilemektedirler. 
Liberal ideoloji ile bütünlemiş Batının temel tutarsızlığı çoğulculuğu, çok renkliliği, farklılıkları reddetme
sinde kendini göstermektedir. Liberal farklılık tercihi, çoğunlukla hoşgörü kavramıyla ilişkilendirilir. Liberal sosyal etiğin en önemli özelliği ahlâki, kültürel ve siyasal farklılıkları ayırt etme arzusudur. Liberal anlayışta, hoşgörü ve farklılık fikrini kabul etme ve bu konuda ısrarcı olma dengeli bir toplumun teminatıdır. Hoşgörü, müsamaha, insanların onaylamadığımız şekilde davranması, konuşması ve eylemlerde bulunmasına göz yumma istekliliğidir. Locke, “Hoşgörü Üzerine Bir Mektup” isimli eserinde yönetimin gerçek işlevinin insanların yaşamını, özgürlüğünü ve mülkiyetini korumak olduğunu, yönetimin insanların ruhunun muhafazası işlemine burnunu sokmaya hakkı olmadığını söyler. Açıkçası ‘hoşgörü’, negatif özgürlüğün teminatıdır ve isteyen istediği dini inancı istediği şekilde yaşar. Buna devlet dahil hiçbir kurum ve şahıs karışamaz.