Batı'nın Algı Operasyonu 'İslamofobi'

Prof. Dr. Mehmet Çelik

 Önce 7 Ocak’ı hatırlayalım. Tüm İslâm dünyası bu saldırıyı en sert şekilde; amasız, fakatsız kınadı. Paris’teki o yürüyüşe İslâm dünyasının birçok devlet-hükümet başkanları katıldı. Ayrıca Avrupa’da yaşayan Müslümanlar da çeşitli toplantı ve etkinliklerle bu terör saldırısını kınadılar. Yani kısaca, ne yapılması gerekiyorsa, yaptılar…
Ha, buna rağmen Batı’daki bazı medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve hatta bazı siyasiler tarafından hala İslamofobi değirmenine su taşınıyorsa, biraz bunun üzerinde düşünmek lazım. 
Şöyle bir dünyaya bakalım: Yaklaşık 40 yıldır dünyanın bir parçasında kan ve gözyaşı hiç dinmiyor, hatta zaman zaman daha da artarak devam ediyor. Bu coğrafya neresi?.. İslâm Dünyası!.. 

Öncelikle bu soruya cevap bulamazsak, bu zaman dilimindeki olayları anlayamayız. İnsanlık tarihine bakacak olursak, tarih boyunca her coğrafyada devletlerin birbirleriyle savaştıklarını görürüz. Neden bu savaşlar olur diye bakarsak, tarihin kaydettiği şu gerçekle karşılaşırız: Birbirlerinin lokmasına göz dikmek!..
Hadisenin aslı, budur… Tarihin kaydettiği büyüme, şan, şeref, dinlerini yayma, gelecekteki tehlikeleri önleme, bağımsızlığını koruma…v.s. daha onlarca gerekçe de sayabilirsiniz; bunların hepsi savaşlara meşruiyet kazandırma argümanlarıdır… Kale duvarlarının önünde kahramanlık sloganlarıyla anlatılan tarihle eğitilen nesiller, kale duvarlarının arkasındaki annelerin ve çocukların feryatlarını duymazlar, hatta akıllarına bile getirmezler… Bu nedenle de gerçek tarihi algılayamazlar…
Şimdi bir örnek üzerinden sorumuza cevap arayalım: ABD’nin nüfusu, dünya nüfusunun %5’i civarındadır. Bu dünya sadece Amerikalıların değil… Hepimizin. Dünyanın nüfusu 7.5 milyar civarında… Şimdi, dünyanın ürettiği herşeyi adil ve hakkaniyet ölçülerinde, tüm insanlığa paylaştıralım. Ortaya ne çıkar?..